Ana Sayfa / VEKALET ÜCRETİ

 Bütün hukuki yardımlarda avukat ile iş sahibi arasında kararlaştırılan veya tarife ile belirlenen veya kanun gereği görülen davada veya icra takibinde karşı tarafa yükletilmesi gereken verilen hukuki hizmet karşılığında alınan paraya avukatlık ücreti veya vekalet ücreti denir. Vekalet ücreti Türkiye Barolar Birliği tarafından her yıl tespit edilerek Resmi Gazetede yayınlanır. Tarifede belirlenen ücretin altında vekalet ücreti karalaştırılamaz. Aksi kararlaştırılmış olsa bile konuda yazılı olan sözleşmelerin ücretle ilgili kısımları geçersizdir ve tarife hükümleri uygulanır. 
Avukatlık ücreti kesin hüküm elde edilinceye kadar olan dava, iş ve işlemler ücreti karşılığıdır. İşin sonuna kadar yapılacak iş ve işlemler ayrı vekalet ücretine tabi değildir. Buna karşılık, icra takipleriyle, Yargıtay, Danıştay, Askeri Yargıtay ve Sayıştay’da temyizen ve bölge idare ve bölge adliye mahkemelerinde itirazen görülen işlerin duruşmaları ayrı ücreti gerektirir. 
Yargı yerlerince avukata ait olmak üzere karşı tarafa yükletilecek avukatlık ücreti, ekli Tarifede yazılı miktardan az ve üç katından çok olamaz. Bu ücretin belirlenmesinde, avukatın emeği, çabası, işin önemi niteliği ve davanın süresi göz önünde tutulur. Müteselsil sorumluluk da dahil olmak üzere, birden fazla davalı aleyhine açılan davanın reddinde, ret sebebi ortak olan davalılar vekili lehine tek, ret sebebi ayrı olan davalılar vekili lehine ise her ret sebebi için ayrı ayrı avukatlık ücretine hükmolunur. Aynı hukuki yardımın birden çok avukat tarafından yapılması durumunda, karşı tarafa bir avukatlık ücretinden fazlası yükletilemez. Hangi aşamada olursa olsun, dava ve icra takibini kabul eden avukat, Tarife hükümleri ile belirlenen ücretin tamamına hak kazanır. 
Anlaşmazlık, davanın konusuz kalması, feragat, kabul ve sulh nedenleriyle; delillerin toplanmasına ilişkin ara kararı gereğinin yerine getirilmesinden önce giderilirse, Tarife hükümleriyle belirlenen ücretlerin yarısına, karar gereğinin yerine getirilmesinden sonra giderilirse tamamına hükmolunur. Görevsizlik, yetkisizlik nedeniyle dava dilekçesinin reddine, davanın nakline veya davanın açılmamış sayılmasına; delillerin toplanmasına ilişkin ara kararı gereğinin yerine getirilmesinden önce karar verilmesi durumunda, Tarifede yazılı ücretin yarısına, karar gereğinin yerine getirilmesinden sonraki aşamada ise tamamına hükmolunur. Şu kadar ki, davanın görüldüğü mahkemeye göre hükmolunacak avukatlık ücreti tarifenin ikinci kısmın ikinci bölümünde yazılı miktarları geçemez. Davanın dinlenebilmesi için kanunlarda öngörülen ön şartın yerine getirilmemiş olması ve husumet nedeniyle davanın reddine karar verilmesinde, davanın görüldüğü mahkemeye göre Tarifenin ikinci kısmını Kanunlar gereği gönderme, yeni mahkemeler kurulması, işbölümü itirazı nedeniyle verilen gönderme kararları nedeniyle görevsizlik, gönderme veya yetkisizlik kararı verilmesi durumunda avukatlık ücretine hükmedilmez. Tarifenin ikinci bölümünde yazılı miktarları geçmemek üzere üçüncü kısımda yazılı avukatlık ücretine hükmolunur. Bir davanın takibi sırasında karşılık dava açılması, başka bir davanın bu davayla birleştirilmesi veya davaların ayrılması durumunda, her dava için ayrı ücrete hükmolunur.
ADLİ YARGIDA GÖRÜLEN DAVALARDA 
USULE İLİŞKİN KARARLARA GÖRE 
VEKALET ÜCRETİ :
1- Görevsizlik Halinde;
Görevsizlik kararı bir nihai karar olduğundan mahkemece vekalet ücretine hükmedilir. Bu ücret yine davalı lehine ve davanın türüne göre maktu yada nisbi olur. Ancak delillerin toplanmasından önce bu karar verilirse nisbi ücretin yarısına hükmedilir.
2- Yetkisizlik Halinde;
Yetkisizlik kararları da nihai kararlar olup, mahkeme davadan el çektiği için aynen görevsizlik kararlarında olduğu gibi ücret takdiri yapılır.
3- Açılmamış Sayılma Halinde;
Yargılama sonunda davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi durumunda bu karar nihai bir karar olduğundan yargılama giderleri ve dava türüne göre nisbi yada maktu vekalet ücretine hükmedilir. Ancak delillerin toplanmasından önce bu karar verilirse nisbi ücretin yarısına hükmedilir. Tabi ki buradaki ücret davacı değil davalı yararına hükmedilir.
4- Gönderme Halinde;
Bir ticari dava görülürken işbölümü itirazı ile dava hukuk mahkemesine gönderilirse veya tam tersi bir durum söz konusu olduğunda bu kararlara gönderme kararı denir. Bu kararlarda aslında nitelikleri itibarı ile nihai kararlardır ancak, davanın ya da dilekçenin reddi söz konusu olmadığı için vekalet ücretine hükmedilmez.
5- Dava Şartlarının Yokluğu İle Red Halinde;
Yargı yetkisinin yokluğu, yargı yolu yetkisinin bulunmaması, taraf ehliyetinin bulunmaması, kesin hüküm bulunmaması ve hukuki yararın bulunmaması gibi dava şartlarının yokluğunda davanın reddine karar verilmesi halinde davanın türüne göre nisbi yada maktu vekalet ücretine hükmedilir. Ancak nisbi vekalet ücretinin maktu ücreti geçememesi gerekir. Husumet yönüyle davanın reddi halinde de aynı yol izlenir.
6- Zamanaşımı Nedeniyle Davanın Reddi Halinde;
Zamanaşımı defi ile veya hak düşürücü sürenin geçmesi ile davanın reddi halinde verilecek karar nihai ve davadan el çektirici bir karardır. Bu nedenle dava türüne ve mahkemesine göre maktu yada nisbi vekalet ücretine hükmedilir
7- Dilekçe Reddi Halinde;
Hukuki noksanlıklar yüzünden dava dilekçesinin reddi halinde davalı yararına vekalet ücretine hükmedilmez.
8- İhtiyati Tedbir ve İhtiyati Haciz Kararları 
İhtiyati tedbir ve ihtiyati haciz talepleri görülmekte olan dava haricinde ayrıca istenmişse (dava açmadan önce) maktu vekalet ücretine hükmedilir.
ADLİ YARGIDA GÖRÜLEN BAZI DAVA TÜRLERİNE GÖRE 
VEKALET ÜCRETİ
Tapu İptal Ve Tescil Davaları
Bu davalarda taşınmazın keşif sonucu belirlenen bedeli üzerinden nisbi vekalet ücretine hükmedilir.
Tapu Kaydının Düzeltilmesi Davalarında Ücret;
Tapu kaydının düzeltilmesi davalarında taşınmazın mülkiyeti dava konusu olmadığı için, davanın sonunda kendisini vekil ile temsil ettiren taraf yararına,davanın görüldüğü mahkeme olan Asliye Hukuk Mahkemesi için tarifede öngörülen maktu vekalet ücretine hükmeder.
Şufa Davalarında;
]Şufa davalarında, dava konusu taşınmazın aynı dava edildiğinden, şufa davalarında nisbi ücrete hükmedilir.
Davanın reddine karar verildiğinde; davalı lehine hükmedilecek ücret, taşınmazın tapu kaydındaki değerine göre değil, davacının dava dilekçesinde belirttiği değere göre hesaplanır.
Davanın kabulü halinde, davacı tarafından yatırılmasına karar verilen şufa değeri üzerinden davacı yararına nisbi vekalet ücretine hükmedilir.
İpoteğin Kaldırılması Davalarında Ücret;
İpoteğin kaldırılması davalarında, taşınmazın mülkiyeti dava konusu olduğundan, dava konusu olan taşınmazın değerine göre nisbi vekalet ücretine hükmedilir.
Taşınmaz Satış Vaadinden Doğan Davalarda Ücret;
Taşınmazın satışının vaadine ilişkin sözleşmenin gereğinin yerine getirilmemesi halinde yani taşınmazın satılması ya da bedelin ödenmemesi üzerine açılacak tazminat davalarında, davanın konusu tarafların sözleşme ile belirledikleri değerdir. Bu nedenle bu değer üzerinden nisbi vekalet ücretine hükmedilir.
Eğer, taşınmazın kendisine satılması vaat edilen kişi, taşınmazın adına tescilini talep ederse o takdirde, davanın konusu, taşınmazın mülkiyeti olacağından, vekalet ücreti, taşınmazın keşifte belirlenen ve harcı buna göre alınan değer üzerinden nisbi olarak verilir. Zira, bu durumda dava artık tapu iptal ve tescil davası niteliğini almıştır.
Ortaklığın Giderilmesi Davalarında Ücret;
Ortaklığın giderilmesi davalarında, Tarifenin ikinci kısmının birinci bölümünde belirlenen maktu ücrete hükmedilir. Ancak, ortaklığın giderilmesi davaları iki taraflı davalardan olduğu için, Mahkemede kendini vekil ile temsil ettiren kişi davacı da olsa, davalı da olsa bu ücrete hükmedilir ve kendisini vekil ile temsil ettiren paydaşlara payları oranında ödemesine karar verilir. Bu durumda vekalet ücretini tüm paydaşlar payları oranında öderler. Yani, kendisini vekil ile temsil ettiren paydaş da kendi avukatına ait ücretin payı oranındaki kısmından sorumludur.
Müdahalenin Önlenmesi Davalarında Ücret;
Davacının hakkı bulunduğunu bildirdiği bir taşınmaza davalının el atması sonucunda, davacının, davalı tarafından yapılan bu el atmanın önlenmesi istemini içeren el atmanın önlenmesi davalarında, konusu para ile ölçülebilen bir taşınmaz bulunduğundan, vekalet ücretinin taşınmazın değerine göre hesaplanması ve nisbi olarak belirlenmesi gerekir.
Zilyetliğin Misil Davalarında Ücret;
Bu davalarda dava konusu şeyin mülkiyeti ihtilaflı olmadığından bunların değerine bakılmaksızın dava sulh hukuk mahkemesinde görülür.( HUMK.m. 8/2-3 ). Bu nedenle dava konusu şeyin değerine bakılmaksızın vekalet ücreti maktu olarak belirlenir.
Ecri Misil Davalarında Ücret;
Ecri misil davalarında, davacı tarafından davalının tazminat olarak belli bir miktar para istendiğinden, davanın konusu paradır. Bu nedenle dava sonunda haksız çıkan taraf aleyhine, dava konusu olan paranın miktarı üzerinden nisbi vekalet ücretine hükmedilir
Kooperatif Davalarında Ücret;
Açılan davanın konusu para ya da para ile ölçülebilen bir dava ise ( taşınmazın tescili, yükleniciye karşı açılan tazminat davası, ortağa karşı açılan aidat alacağı davası alacağı davası, arsa sahibinin açtığı tazminat ve kira davaları v.b. ) nisbi vekalet ücretine hükmedilir. Eğer davanın konusu para ile ölçülemiyorsa, maktu vekalet ücreti verilir.
Kira Davalarında Ücret;
Bir taşınmazın tahliyesine ilişkin, kiralananın tahliyesi davalarında, vekalet ücreti, dava konusu taşınmazın taraflar arasında davanın açıldığı tarihte geçerli olan bir yıllık kira bedeli üzerinden nisbi olarak belirlenir. Ancak nisbi olarak belirlenen bu miktarın davanın görüldüğü Sulh Hukuk mahkemesi için tarifede belirlenen maktu ücretin altında olmaması gerekir.
Miras Davalarında Ücret;
Miras hakkından ıskat edilen mirasçının diğer mirasçılar aleyhine açacağı miras hakkından ıskatın iptaline ilişkin davalarda, dava edilen husus, miras hakkı bulunan kişinin bu hakkından mahrum bırakılması olduğundan ve somut olarak bir malın mülkiyeti dava edilmediğinden maktu vekalet ücretine hükmedilir.
Muris yaptığı vasiyetnamenin veya miras mukavelesinin iptaline ilişkin davalarda da, maktu vekalet ücretine hükmedilir.
Tenkis davalarında, davacı, miras bırakanın yaptığı bir tasarruf ile kendi saklı payını ihlal ettiği iddia ettiğinden ve miras bırakanın yaptığı tasarruf ile devrettiği bir malın kendisine saklı payı oranında verilmesini istediğinden, ortada konusu para olan veya para ile ölçülebilen bir dava konusu bulunmaktadır. Bu nedenle dava sonunda haksız çıkan aleyhine dava konusu edilen malın dava edilen kısmı üzerinden hesaplanacak nisbi vekalet ücretine hükmedilir.
Tespit Davalarında Ücret;
Delil tespitine ilişkin davalarda vekalet ücreti konusu Tarifenin ikinci kısmının birinci bölümünde düzenlenmiştir.Buna göre; görülmekte olan bir davanın içinde olmamak koşulu ile yani, tek başın açılan delil tespiti davları maktu ücrete tabidir. bu ücret, tespit işleminin duruşmalı yapılması halinde artmaktadır.
Boşanma Davalarında Ücret;
Boşanma davası sonucunda verilen kararda, haksız çıkan tarafa tarife uyarınca Aile mahkemelerinde görülen davalar için ön görülen maktu vekalet ücreti eklenir. Boşanma davası ile birlikte yapılan, nafaka, tazminat ve vekalete ilişkin istemler, boşanma davasının ferisi niteliğinde sayıldığından ayrı harca, dolayısıyla ayrı vekalet ücretine tabi değildir yani, boşanma davası ile birlikte istenen nafaka ve tazminat taleplerine karar verildiğinde ya da bu taleplerin reddine karar verildiğinde mahkemece ücrete hükmedilmez, sadece boşanma davası için maktu ücret verilir. Nafaka ve tazminata ilişkin talepler ayrı dava konusu yapıldığı takdirde ücret hesabında dikkate alınır.
Medeni kanun uyarınca eşler arasındaki boşanma davalarında evlilikte elde edilen malların paylaşımı ile ilgili davalarda söz konusu olmaktadır.
Bu tür davalarda, davacı eş mal rejiminden kaynaklanan bir alacak talep etmektedir. Nitekim, bu davalar ile paylaşım konusu edilen şey malın kendisi değil onun değeridir. Evlilikleri sırasında satın aldıkları evle ilgili dava açan eş, söz konusu evin mülkiyetinin yarısını değil o evin değerinin yarısını talep etmektedir.
İşte mal rejiminden kaynaklanan alacak davasının ayrı ve bağımsız niteliği gereği bu tür davalar açılırken talep konusunun değeri üzerinden nisbi harç tahsil edilmektedir. Bu nedenledir ki bu davalarda dava sonunda hükmedilecek vekalet ücretinin de alacak davalarında olduğu gibi kabul ve ret oranı üzerinden nisbi olarak belirlenmesi gereklidir. Davacının davasını açarken, söz konusu davayı tazminat davası olarak nitelemiş olması da sonucu değiştirmez. Değer üzerinden nisbi vekalet ücretine hükmedilir.
Nafaka Davalarında Ücret;
Nafaka davalarında, yapılan yargılama sonucunda tespit olunan bir yıllık nafaka tutarı üzerinden yapılacak nispi vekalet ücreti davacı yararına hükmolunur.
Velayet, Vesayet ve Kayyımlık Davalarında Ücret;
Velayetin verilmesi, kaldırılması davaları, vesayete ilişkin çekişmeli davalar kayyumun ilişkilerine ilişkin çekişmeli davalar gibi davalarda, dava konusu para olmadığından ve para ile de ölçülemediğinden haksız çıkan aleyhine maktu vekalet ücretine hükmedilir.
Nüfus Davalarında Ücret;
Nüfus Müdürlüğü aleyhine açılan bu tür davalarda davacı, davayı kazansa bile, dava Nüfus Müdürlüğüne yargılama giderleri ve vekalet ücreti yüklenemez.Aynı şey, davalı Nüfus Müdürlüğünün kendisine vekil ile temsil ettirmesi ve dava sonunda davanın reddi halinde de söz konusudur.Yani, davalı Nüfus Müdürlüğü kendisini vekil ile temsil ettirdiğinde, davacının davasını reddine karar verilse bile, davacı aleyhine vekalet ücretine hükmedilemez.
Maddi Tazminat Davalarında Ücret;
Maddi tazminat davalarında, dava konusu para olduğunda dava sonunda haksız çıkan aleyhine haksız çıktığı miktar üzerinden hesaplanan nisbi vekalet ücreti yüklenir.
Maddi tazminat davası, manevi tazminat davası ile birlikte açıldığında, vekalet ücreti hesaplama yöntemleri farklı olduğundan, maddi tazminat için ayrı, manevi tazminat için ayrı vekalet ücreti hesaplanır.
Manevi Tazminat Davalarında Ücret;
Manevi tazminat davalarında, davacının haklı bulunduğu kısım için davalı aleyhine hükmedilen değer üzerinden nisbi vekalet ücretine hükmedilir. Davacının haksız çıktığı kısım için de davacı aleyhine nisbi vekalet ücreti verilir. Ancak, davalı lehine verilen nisbi vekalet ücretinin davacı lehine verilen nisbi vekalet ücretini geçmemesi gerekir. Manevi tazminat davasının tümü ile reddi halinde ise, davalı lehine, davacı aleyhine, davanın görüldüğü mahkemeye göre Tarifenin ikinci kısmında belirlenen maktu vekalet ücretine hükmedilir.
Menfi Tespit davalarında Ücret;
Menfi tespit davalarında davacı, hakkında bir icra takibi yapıldığında veya icra takibi yapılmadan önce, kendisinden istenmesi muhtemel gördüğü bir borcun borçlusu olmadığını iddia eder ve mahkemeden böyle bir borcunun bulunmadığının tespitini ister. Görüldüğü gibi menfi tespit davalarının konusu para veya para ile ölçülebilen bir değerdir.
Bu nedenle vekalet ücreti, bu değer üzerinden nisbi olarak hesaplanır.
İİK. `nun 89/3 maddesi uyarınca kendisine gönderilen birinci haciz ihbarnamesine rağmen süresi içinde bu ihbara cevap vermeyen üçüncü kişiye ikinci haciz ihbarnamesi gönderildiğinde, bu kişi borçlu olmadığına dair tespit davası açtığında, bu davada haklı çıksa bile, birinci haciz ihbarnamesine cevap vermeyerek, ikincisinin gönderilmesine kendi kusuru ile sebep olduğu için lehine avukatlık ücretine hükmedilemez.
İş Davalarında Ücret;
İşçi tarafından açılan, kıdem ve ihbar tazminatı, ücret, tatil ücreti ve ikramiye alacakları, fazla çalışma ücreti alacağı davalarının konusu para olduğundan bu davalar sonunda haklı çıkma oranına göre haklı çıkan yararına nisbi vekalet ücretine hükmedilir. Hizmet tespit davalarında ise maktu vekalet ücretine hükmedilir.
Şahsi Haklara İlişkin Davalar;
Özel ve Tüzel kişiler hakkındaki bu tür davaların tümü konusu para olmayan ve para ile de ölçülemeyen davalar olduğu için, dava sonunda haksız çıkan aleyhine maktu vekalet ücretine hükmedilir.
Sıra Cetveline İtiraz Davaları;
Bu tür davalarda, davanın konusu alacağın miktarı değildir. Mahkeme tarafından talebin kabulüne karar verildiğinde, sadece davalı- alacaklının alacağının olmadığı veya davacı- alacaklının alacaklı olduğunun veya alacağının cetveldeki sıranın tespitine gidilir, bir eda hükmü kurulmaz. Bu nedenlerle, bu tür davalarda karşı tarafa yargılama gideri olarak hükmedilecek vekalet ücreti nisbi değil maktu olarak belirlenir.
İtirazın İptali Davaları;
İtirazın iptali davalarında dava konusu üzerinden nisbi vekalet ücretine hükmedilir. İcra Mahkemesinde görülen itirazın kaldırılması davasında ise vekalet ücreti maktu olarak hesaplanır.
İtirazın iptali davasının konusu, takip konusu olan alacaktır. Davacı alacaklı takip konusu bu alacağın yanı sıra İİK. `nundan kaynaklanan icra inkar tazminatını da isteyebilir. Ancak bu icra inkar tazminatı dava konusuna dahil değildir. Bu nedenle karar ve ilam harcı alınırken ve vekalet ücreti hesaplanırken icra inkar tazminatı dikkate alınmaz.
İstihkak Davaları;
İstihkak davalarında; dava konusu malın mülkiyeti dava edilmekte olduğundan, bu malın değeri üzerinden hesaplanacak nisbi vekalet ücretine hükmetmek gerekir.Davanın kabulü halinde davacı yararına, davanın reddi halinde davalı yararına nisbi vekalet ücretine hükmedilir. Davanın kısmen kabulünde ise kabul ve ret oranlarına göre yine nisbi vekalet ücretine hükmetmek gerekir.
Tasarrufun İptali Davaları;
İptal davası açıldığında davanın değeri; iptal konusu malın değeri değil, alacak ve ferilerinin toplam miktarı ile iptal konusu tasarrufun değerinden hangisi az ise o değerdir. Harç ve vekalet ücreti de bu miktar üzerinden hesaplanır.